Bağımlılıkla mücadele edenlerle çalışan psikolog Ahmet Safi, bağımlılık sürecinde ve sonrasında ailelerin nasıl davranması gerektiği anlattı.
Bağımlılıkla mücadele edenlerle çalışan psikolog Ahmet Safi, bağımlılıkla mücadelede en önemli unsurlardan birinin ailelerin bilinçlenmesi olduğunu belirterek, bağımlı bireyin madde kullanım sürecinde sergilediği davranışların gerçek kişiliğini yansıtmadığını, ailelerin bu süreçte doğru yaklaşımı öğrenmesi gerektiğini söyledi.
Safi, AA muhabirine, bağımlılık sürecinde ve sonrasında ailelerin nasıl davranması gerektiği anlattı.
Bağımlılığın yalnızca bireyi değil, tüm aileyi etkileyen bir hastalık olduğunu ifade eden Safi, ailelerin çoğu zaman böyle bir durumla ilk kez karşılaştığını ve ne yapacaklarını bilemediklerini anlattı.
Bağımlılık sürecinin ilk aşamasından son aşamasına kadar ailelerin gerçek oğullarıyla, kızlarıyla ya da eşleriyle karşı karşıya olmadığını dile getiren Ahmet Safi, maddenin kişiye farklı bir kimlik kazandırdığını belirtti.
Safi, bağımlıların yalan söylemeye ve manipülasyona meyilli olduklarını anlatarak, "Bağımlılık sürecinde kişi yalan söyleyen, manipüle eden ve özellikle annesini manipüle etmeye çalışan bir kimlik kazanıyor. Ailelerin bunu bilmesi gerekiyor. Çünkü karşılarında gördükleri davranışlar çoğu zaman çocuklarının ya da eşlerinin gerçek karakteri değil, bağımlılığın oluşturduğu bir kimliktir." dedi.
Ailelerin bağımlı bireyin konfor alanını korumasının iyileşmeyi zorlaştırdığını vurgulayan Safi, bağımlılıkla mücadelede bazı sınırların çizilmesi gerektiğini kaydetti.
Ahmet Safi, bağımlı bireyin hayatını herhangi bir sorun yaşamadan sürdürdüğü sürece iyileşmeye karşı ön yargı geliştirdiğini belirterek, "Kişi hayatını rahat şekilde devam ettirebildiği zaman, 'Ben zaten hayatımı sürdürüyorum' düşüncesine kapılıyor. Bu nedenle bazı imkanların sınırlandırılması gerekiyor. Maddi desteğin kesilmesi, bazı ayrıcalıkların kaldırılması gerekebilir ancak burada kritik nokta şiddet uygulamak değildir." ifadelerini kullandı.
"10 yaşında bağımlı çocuklarla karşılaşıyoruz"
Bağımlı bireyleri eve kapatmanın veya fiziksel olarak cezalandırmanın çözüm olmadığını söyleyen Safi, bazı danışanlarının aylarca bir odada tutulduklarını anlattıklarını ifade etti.
Bağımlılığın bir hastalık olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Ahmet Safi, ailelerin de bu gerçeği kabul ederek hareket etmelerinin önem taşıdığını söyledi.
Safi, bağımlı bireyin gerçek kimliğiyle yeniden buluşabilmesi için sancılı bir süreçten geçilmesi gerektiğini belirterek, "Bu süreçte ailelerin kararlı olması gerekiyor. Bazen maddi imkanları sınırlandırmak, bazen duygusal olarak sınırlar koymak gerekiyor. Amaç cezalandırmak değil, kişinin bağımlılığını sürdürmesini sağlayan konfor alanını ortadan kaldırmak." dedi.
Bağımlı bireylerin çoğunlukla bağımlı olduklarını kabul etmediklerini ifade eden Safi, bunun genellikle hayatın kontrolünü kaybettiklerinde fark edildiğini anlattı.
Bağımlılığın görülme yaşının giderek düştüğüne dikkati çeken Ahmet Safi, "Bir hafta önce henüz 10 yaşında bir danışanımız geldi. Çocuk bunu okul ortamında öğrenmişti. Yanındaki arkadaşının kullandığı bir maddeyi merak ederek denemiş ve zamanla bağımlılık geliştirmişti." diye konuştu.
Psikolog Ahmet Safi, öfke problemleri, arkadaşlarına zarar verme eğilimi, devamsızlık ve davranış değişikliklerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini anlatarak, ailelerin ve rehber öğretmenlerin çocuklarının okul hayatını yakından izlemelerinin önem taşıdığını ifade etti.
Kaynak: AA
Ömer Faruk Madanoğlu, Mehmet Kara